İnternet üzerinden verilen bir ilanda yer alan cep telefonunu satın almak için kapora gönderen ancak daha sonra satıcıya ulaşamayan mağdurun eylemi, Yargıtay tarafından neden 'basit dolandırıcılık' (TCK m.157) yerine 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' (TCK m.158/1-f) olarak vasıflandırılmaktadır? Bu vasıflandırmanın görevli mahkeme açısından sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #42467

Bu eylem, Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' (TCK m.158/1-f) olarak kabul edilmektedir. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1. **Suçun İşlenmesinde Bilişim Sisteminin Araç Olması:** Fail, mağdura ulaşmak ve hileli davranışlarını icra etmek için bir bilişim sistemi olan internet sitesini (örneğin, sahibinden.com, araba.com vb.) bir araç olarak kullanmaktadır. Mağdur, bu ilana internet ortamı sayesinde erişmekte ve faille ilk teması bu platform üzerinden kurmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örneğin K.2013/140), bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmadaki çabukluk ve sağladığı kolaylığın, failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayıldığını belirtmektedir. 2. **Hilenin Bilişim Sistemi Üzerinden Gerçekleşmesi:** Failin 'araç satıyorum', 'telefon satıyorum' şeklindeki hileli beyanı ve aldatma eylemi, bilişim sistemi üzerinde yaratılan sahte bir ilanla başlamaktadır. Mağdurun iradesi, bu dijital ortamda sunulan aldatıcı içerik nedeniyle sakatlanmaktadır. 3. **Yüz Yüze Gelmeme:** Genellikle bu tür suçlarda fail ile mağdur yüz yüze gelmez. İletişim, bilişim sistemleri veya telefon gibi araçlarla uzaktan kurulur. Bu durum, mağdurun denetim imkanını daha da kısıtlar ve suçun nitelikli hal olarak kabul edilmesini destekler. **Görevli Mahkeme Açısından Sonucu:** Bu vasıflandırma, görevli mahkemeyi doğrudan etkiler. * Basit dolandırıcılık suçu (TCK m.157), **Asliye Ceza Mahkemesi**'nin görev alanına girer. * TCK m.158/1-f'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun cezasının üst sınırı on yıl olduğundan, bu suçla ilgili davalara bakma görevi **Ağır Ceza Mahkemesi**'ne aittir. Bu nedenle, Yargıtay, bu tür bir eylemle ilgili olarak Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davalarda, mahkemenin 'görevsizlik kararı' vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerektiğini, aksi halde yargılamaya devamla hüküm kurmasının kanuna aykırı olacağını belirtmektedir (Örnek: Yargıtay 11. CD-K.2021/11333). (Kaynak: bilisim-yoluyla-sosyal-medya-ve-internet-dolandiriciligi-sucu-cezasi.html)