CMK m.128'de düzenlenen 'taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma' tedbirinin uygulanabileceği 'katalog suçlar' kapsamına yeni suçların (TCK m.309, 311-316) eklenmesi teklifini, makale yazarı kişi hak ve hürriyetleri ile kamu düzeni dengesi açısından nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #42452

Makale yazarı, CMK m.128'deki katalog suçlara Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçların eklenmesini, kişi hak ve hürriyetleri ile kamu düzeni arasındaki hassas denge açısından değerlendirmektedir. Yazarın yaklaşımı şöyledir: 1. **Tedbirin Meşruiyeti:** Yazar, terör veya suç örgütü yapılanması ile hareket edenlere karşı tedbir alınması gerektiğini ve bu tür ciddi suçlarla mücadelede elkoyma gibi tedbirlerin gerekli olabileceğini kabul etmektedir. Bu, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması boyutudur. 2. **Mülkiyet Hakkı Güvencesi:** Yazar, elkoyma tedbirinin bir 'müsadere' (kalıcı el koyma) olmadığını, sadece bir 'tedbir' olduğunu vurgular. Bu tedbirin, şüphelinin tüm malvarlığına değil, sadece suçtan elde edildiğine veya suçta kullanıldığına dair 'somut delillere dayanan kuvvetli şüphe' bulunan malvarlığı unsurlarına yönelik olabileceğini belirtir. Aksi takdirde, yani keyfi veya yasal gerekçe olmadan uygulandığında, mülkiyet hakkının güvencesinin ortadan kalkacağı uyarısında bulunur. 3. **Uygulama Riski:** Yazarın temel endişesi, kanun değişikliğinin kendisinden çok, uygulamasındadır. 6526 sayılı Kanunla elkoyma şartlarının ağırlaştırılmasının nedeninin, bu tedbirin geçmişte çok kolay, geniş ve somut gerekçelerden yoksun olarak verilmesi olduğunu hatırlatır. Dolayısıyla, katalog genişletilse bile, uygulamanın keyfiyetten uzak, hukukun evrensel ilkelerine ve kanunun aradığı somut delil şartına sıkı sıkıya bağlı kalarak yapılması gerektiğini ima eder. Aksi halde, eski hataların tekrarı kaçınılmaz olacaktır. (Kaynak: bitmeyen-cmk-degisiklikleri.html)