Bir kambiyo senedine dayalı takipte, borçlunun ihtiyati haciz kararının infazı sırasında haciz tehdidi altında borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunması ile takibin kesinleşmesinden sonra icra dairesine giderek iradi olarak borcu kabul etmesi arasında hukuki geçerlilik açısından ne gibi bir fark vardır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E. 2014/870, K. 2016/966) bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #42448

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararına göre, borçlunun borcu kabul beyanının hukuki geçerliliği, bu beyanın yapıldığı aşamaya göre temelden farklılık göstermektedir: 1. **İhtiyati Haczin İnfazı Sırasında (Takip Kesinleşmeden) Yapılan Kabul:** İhtiyati haciz, henüz kesinleşmemiş bir alacak için yapılan geçici bir el koymadır. Bu aşamada borçlunun malları üzerinde yapılan haciz işlemi, bir 'cebri icra tehdidi' ve 'baskı' unsuru taşır. Borçlunun, bu baskı altında verdiği borcu kabul ve ödeme taahhüdü beyanının, özgür iradesine dayanmadığı ve bu nedenle geçersiz olduğu ileri sürülebilir. Çünkü bu aşamada takip henüz kesinleşmemiştir ve borçlunun itiraz hakları devam etmektedir. 2. **Takibin Kesinleşmesinden Sonra Yapılan Kabul:** Kambiyo senedine dayalı takipte, borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve ihtiyati haciz de kendiliğinden kesin hacze dönüşür. Bu aşamadan sonra, borçlunun kendi isteğiyle (iradi olarak) icra dairesine giderek borcun tamamını veya bir kısmını ödemeyi taahhüt etmesi, artık 'haciz tehdidi altında' yapılmış bir kabul olarak nitelendirilemez. YHGK'ya göre, bu durumda borçlu, kendi özgür iradesiyle hareket ederek borcu üstlenmiş sayılır. Takibin kesinleşmesiyle birlikte hukuki durum netleşmiş ve borçlunun itiraz imkanları ortadan kalkmıştır. Bu aşamadan sonraki kabul beyanı, borçluyu bağlar ve artık 'icra baskısı ve tehdidi altında' yapıldığı iddiasıyla geçersizliği savunulamaz. YHGK kararında, takibin kesinleşmesinden yaklaşık beş ay sonra yapılan borç ikrarının ve ödemelerin, davacının borcu özgür iradesiyle üstlendiğini gösterdiğini ve bu nedenle geçerli olduğunu kabul etmiştir. (Kaynak: hmk-madde-406-diger-gecici-hukuki-korumalar.html)