İşçinin fazla mesai yaptığı dosya içeriği ile sabit olup bilirkişi raporunda da bu yönde bir hesaplamaya gidilmişse de raporda davacının prim sistemi ile çalıştığı ve aldığı primlerin fazla mesai alacaklarını karşıladığının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının primli sistemde çalışan olduğu gerekçesi ile fazla çalışma ücreti alamayacağı kabul edilmiş aynı gerekçe ile işçinin haklı feshine değer verilmeyerek kıdem tazminatı talebinin de reddine dair hüküm kurulmuştur. Bu durumda Yargıtay'ın yaklaşımı nasıldır?
Yargıtay 9.HD'nin 03/12/2018 T, 2015/28185 E., 2018/22159 K. sayılı kararına göre, Dairemizin uygulamasında davacının satışa bağlı prim alması fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı şeklinde değerlendirilmemektedir. Ancak; davacı prim adı altındaki ödemeler ile fazla mesai alacağının zamsız kısmını aldığından hesaplama %50 zam kısmına göre yapılmalı buna göre fazla mesai ücreti isteğinin kabulüne karar verilmelidir. Buna bağlı olarak, davacı işçinin iş akdini ödenmeyen fazla mesai ücretleri sebebi ile 4857 sayılı Yasanın 24/II-e bendi uyarınca haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin de hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddi bozmayı gerektirmiştir. (Y9.HD 03/12/2018 T, 2015/28185 E., 2018/22159 K., İşK m. 24/II-e, İşK m. 41).