Anayasa Mahkemesi'nin 'Adil Yargılanma Hakkı' (m. 36) ve 'Mahkemeye Erişim Hakkı' ile ilgili kararları, idari yargıdaki müdahilin kanun yollarına başvurma hakkı konusundaki tartışmayı nasıl etkilemiştir?
Anayasa Mahkemesi'nin 'Adil Yargılanma Hakkı' (m. 36) ve 'Mahkemeye Erişim Hakkı' ile ilgili kararları, idari yargıda müdahilin kanun yollarına başvurma hakkı konusundaki tartışmayı önemli ölçüde etkilemiştir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 03.02.2023 tarihli kararında da atıf yapılan Anayasa Mahkemesi'nin 12/09/2018 tarih ve Başvuru No:2015/10572 sayılı Fernas İnşaat A.Ş. kararında, hukuk sisteminde bireye doğrudan taraf olmadığı ancak hak ve menfaatlerini etkileyen bir davada iddia ve savunmalarını öne sürebilmesine imkan sağlayacak nitelikte bir mekanizmanın (feri müdahillik gibi) bulunması ve bunun etkin işlemesi adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Ancak, adil yargılanma hakkının, davanın doğrudan tarafı olmayan feri müdahile asıl tarafa sağlanan tüm imkan ve hakların mutlak ve koşulsuz olarak tanınmasını zorunlu kılmayacağı, yani asilin yargılamayı devam ettirmeme yönündeki iradesine rağmen feri müdahilin davayı sürdürebilmesine imkan tanınması biçiminde anayasal bir zorunluluğun bulunmadığı da vurgulanmıştır. Dolayısıyla, AM kararları bu hakkı temel bir güvence olarak kabul etmekle birlikte, müdahilin yetkilerine mutlak bir genişleme getirmemiş, tarafların iradesiyle çelişmeyen durumlar için geçerli olabileceğini belirtmiştir. (Anayasa md. 36; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu E: 2021/4, K: 2023/1; AYM 2015/10572 Başvuru)