Cumhuriyet Başsavcılıklarının 'hakaret endüstrisi' olarak adlandırılan şikayetlerde 'hiç kimsenin kendi oluşturduğu haksız bir durumdan menfaat temin edemeyeceği' ilkesini gerekçe göstererek 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararı vermesi yasal mıdır? Yazarın bu konudaki eleştirisi nedir?
Yazıda belirtildiğine göre, Cumhuriyet Başsavcılıklarının 'hakaret endüstrisi' olarak adlandırılan durumlarda, müştekinin sosyal medyayı kullanarak kendisine hakaret edilmesini sağladığı ve bundan menfaat temin etmeye çalıştığı gerekçesiyle, 'hiç kimsenin kendi oluşturduğu haksız bir durumdan menfaat temin edemeyeceği' evrensel hukuk ilkesine dayanarak 'kovuşturmaya yer olmadığı' kararı vermesi, yazar tarafından eleştirilmektedir. Yazar, TCK m.129 (hakaret suçunda özel haksız tahrik) kapsamında böyle bir durumun kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının doğrudan bu gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı veremeyeceğini belirtir. Aksi takdirde, öncelikle iddianame düzenlenmeli ve suçun TCK m.129 çerçevesinde değerlendirilebileceği iddianamede belirtilmelidir. Yazar, bu uygulamanın 'hukuk devleti' ilkesinin soyut gerekçelerle zedelenmesi riskini taşıdığını ve hak arama hürriyetinin vazgeçilmez olduğunu vurgular. (TCK md. 129; CMK md. 158/6) (şen.av.tr/tr/makale/hakaret-endüstrisinin-ceza-sorumlulugu)