Trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davalarında manevi tazminat miktarının takdirinde hakimin dikkate alması gereken özel haller ve ilkeler nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir karar örneğiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41877

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır; bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/2476 E., 2018/5310 K. sayılı kararında, olayın oluş şekli, olay tarihi, gelişimi, maluliyet derecesi gibi ilkeler göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az bulunarak bozulması gerektiği belirtilmiştir. (TBK md. 56) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi - 2018/2476 E. , 2018/5310 K.