Türk Hukuku'nda 'kesin hüküm' kavramını ve bunun ispat gücünü açıklayınız. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü olup olmadığını ve farklı taraflar arasındaki davalarda kesin hükmün delil niteliğini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41833

Kesin hüküm, şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Bir hükme karşı kanun yolları kapalıysa veya süresinde gidilmemişse veya tüm kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinleşir. Maddi anlamda kesin hükümde ise; dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur; hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü yoktur. Bununla birlikte, gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir. İspat bakımından, kesin hüküm (mahkeme ilamları) HMK’nın 204/1. maddesine göre kesin delil teşkil eder. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın taraflarından biri tarafından başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez; çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Ancak, bu durumda birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada güçlü bir takdiri delil teşkil eder. (HMK md. 204/1, 303/1,2) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/5919 E., 2020/3580 K. sayılı kararı bu hususu detaylandırmıştır.