Avukatların zimmet suçunun faili olup olamayacağına ilişkin Yargıtay uygulamasında nasıl bir yaklaşım benimsenmiştir? İcra takibi neticesinde tahsil edilen paranın müvekkile verilmemesi durumu hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41823

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/43 E., 2021/287 K. sayılı kararına göre, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesindeki avukatlığın kamu hizmeti olmasının yanı sıra serbest bir meslek olduğuna ilişkin belirleme, TCK'nın 6/1-c-d fıkralarında düzenlenen 'kamu görevlisi' ve 'yargı görevi yapan' kavramlarının birbirinden farklı olması ve kıyas yasağı ilkesi dikkate alındığında, avukatın yaptığı tüm işlerde kamu görevlisi sayılması mümkün değildir. İcra takibinde bulunma görevi kanundan alınsa da, ahzu kabz (tahsil etme) yetkisi vekaletnamede ayrıca yer alması gereken ve müvekkilin iradesine bağlı bir yetkidir. Bu nedenle, icra takibi neticesinde zilyetliği devredilen parayı uhdesinde tutup müvekkiline vermeyip mal edinen avukatın eylemi, doğrudan görevi nedeniyle değil, şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle gerçekleştiğinden 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur, zimmet suçunu değil. (TCK md. 6/1-c, 247, 155)