2565 sayılı Kanun'a göre, 'birinci derece kara ve deniz askeri yasak bölgelerinde yetkili komutanlıkça geçiş için tespit edilen yolların dışına çıkmak' veya 'bu bölgelerin fotoğraf ve filmini çekmek' gibi eylemler ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır (m.25). Bu suçun, TCK m.332'deki 'askeri yasak bölgeye gizlice girme' suçundan farkı nedir?
Bu iki suç arasındaki temel fark, eylemin niteliği ve haksızlık içeriğidir. - TCK m.332: Bu suç, yasak bölgenin varlığına yönelik en temel ihlali, yani bölgeye 'izinsiz girme' fiilini cezalandırır. Ancak bu girme eyleminin nitelikli bir şekilde, yani 'gizlice veya hile ile' yapılması gerekir. Bu, daha ağır bir haksızlık içeriği taşır ve devletin askeri güvenliğine yönelik daha ciddi bir tehlike oluşturur. Cezası da bu nedenle daha ağırdır (2-5 yıl hapis). - 2565 s.K. m.25: Bu suç ise, bölgeye girme izni olsa bile (veya izinli bir yoldan geçerken), bölge içinde uyulması gereken özel kuralların ihlalini cezalandırır. Örneğin, kişi izinli olarak bölgeden geçmektedir, ancak belirlenen yolun dışına çıkmıştır veya izin verilmeyen bir şekilde fotoğraf çekmiştir. Burada ihlal edilen, bölgeye girme yasağı değil, bölge içindeki davranış kurallarıdır. Bu eylemler, gizlice girme fiiline göre daha az bir haksızlık içeriği taşıdığı için, cezası da daha hafiftir. Dolayısıyla, TCK m.332 bölgeye 'girişi' hedeflerken, 2565 s.K. m.25 bölge 'içindeki' davranışları hedefler. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)