Bir tenkis davasında, davanın konusu olan taşınmazın, dava devam ederken üçüncü bir kişiye devredilmesi durumunda, davacı tenkis talebini bu üçüncü kişiye karşı ileri sürebilir mi? 'Kötü niyet' unsurunun bu durumdaki rolünü açıklayınız.
Kural olarak, tenkis davası şahsi nitelikte bir dava olduğu için, sadece lehine kazandırma yapılan kişiye karşı açılabilir ve bu kazandırmayı devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez. Yani, eğer üçüncü kişi 'iyiniyetli' ise, onun mülkiyet hakkı korunur ve davacı tenkis talebini ona yöneltemez. Bu durumda davacı, malı devreden davalıdan, tenkis edilecek miktarın nakden ödenmesini talep edebilir. Ancak, bu kuralın önemli bir istisnası vardır. Eğer, lehine kazandırma yapılan davalı, bu devri 'tenkis davasının sonuçlarından kurtulmak amacıyla', yani 'kötü niyetle' gerçekleştirmişse ve malı devralan üçüncü kişi de bu durumu 'biliyor veya bilmesi gerekiyorsa' (yani o da kötü niyetli ise), bu durumda tenkis davası istisnai olarak üçüncü kişiye karşı da açılabilir. Davacının, hem devreden davalının hem de devralan üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerekir. Bu ispat, genellikle devrin çok düşük bir bedelle yapılması, taraflar arasındaki yakın ilişki gibi karinelerle sağlanır. Kötü niyetin ispatı halinde, üçüncü kişinin mülkiyet hakkı korunmaz ve tenkis talebi ona karşı da ileri sürülebilir. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)