Bir sanık hakkında, TCK m.299'dan (Cumhurbaşkanına hakaret) açılan bir davada, sanığın eyleminin zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek TCK m.43 uygulanmıştır. Yargıtay, aynı konuyla ilgili kısa aralıklarla atılan tweetlerin 'tek suç' oluşturacağını belirtirken, bu kararın 'tek fiil' ve 'doğal anlamda fiil birliği' kavramlarıyla ilişkisini açıklayınız.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3475 K. sayılı kararında, aynı konuyla ilgili kısa aralıklarla atılan tweetlerin zincirleme suç değil, 'tek suç' oluşturacağına hükmetmesi, ceza hukukundaki 'tek fiil' ve 'doğal anlamda fiil birliği' kavramlarıyla ilişkilidir. - Zincirleme Suç (TCK m.43): Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, 'değişik zamanlarda' bir kişiye karşı aynı suçun 'birden fazla' işlenmesi durumunda uygulanır. Burada, her biri kendi içinde suç teşkil eden birden fazla 'hareket' vardır. - Tek Fiil / Doğal Anlamda Fiil Birliği: Bazen, birden fazla hareket, aralarındaki yer, zaman ve konu yakınlığı nedeniyle, dış dünyada tek bir olay olarak algılanır ve hukuken 'tek fiil' sayılır. Örneğin, bir kişiye art arda birkaç yumruk atmak, birden fazla yaralama suçu değil, tek bir yaralama suçu oluşturur. Yargıtay'ın kararındaki mantık da budur. Sanığın, aynı konu hakkında, çok kısa zaman aralıklarıyla, aynı düşünce ve iradeyle attığı tweetler, ayrı ayrı suç işleme kararlarının ürünü değil, tek bir hakaret etme iradesinin farklı parçalara bölünmüş dışavurumudur. Bu hareketler, 'doğal anlamda fiil birliği' oluşturduğu için, hukuken 'tek fiil' olarak kabul edilir. Bu nedenle TCK m.43'teki zincirleme suç hükümleri değil, TCK m.61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ilkesi uygulanmalıdır. Yani, faile tek bir suçtan, ancak eylemin yoğunluğu dikkate alınarak daha ağır bir ceza verilir. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)