Bir sanık, mağduru 'seni işten attırırım' diyerek tehdit etmiştir. Bu eylemin TCK m.106'daki tehdit suçunu oluşturabilmesi için, sanığın mağduru işten attırma gücüne veya yetkisine sahip olması gerekir mi? Tehdidin 'objektif olarak ciddiye alınabilir' olması ne demektir?
Hayır, sanığın mağduru işten attırma gücüne veya yetkisine fiilen sahip olması, tehdit suçunun oluşması için zorunlu bir şart değildir. Tehdit suçunun oluşması için önemli olan, sarf edilen sözlerin 'objektif olarak ciddiye alınabilir' olması ve mağdurun iç huzurunu, karar verme ve hareket etme özgürlüğünü etkilemeye 'elverişli' olmasıdır. 'Objektif olarak ciddiye alınabilir olmak' şu anlama gelir: Tehdidin, ortalama bir insan üzerinde korku ve endişe yaratacak nitelikte olması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken, failin ve mağdurun durumu, aralarındaki ilişki, tehdidin söylendiği yer ve zaman gibi somut olayın koşulları dikkate alınır. Eğer sanık, mağdurun patronuyla yakın arkadaş olduğunu sürekli ima etmişse veya iş yerinde etkili bir konumda olduğu izlenimi yaratmışsa, fiilen işten attırma yetkisi olmasa bile, sarf ettiği sözler mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmaya elverişli olabilir ve bu durumda tehdit suçu oluşur. Ancak, hiçbir gücü ve etkisi olmayan bir kişinin, tamamen soyut ve havada kalan bir şekilde 'seni işten attırırım' demesi, eğer objektif olarak ciddiye alınabilir bir nitelik taşımıyorsa, suçun unsurlarını oluşturmayabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html, genel ceza hukuku ilkeleriyle birleştirilmiştir.)