Bir sanık, 'Geçtiği yerin askeri yasak bölge olduğunu bildiğine, bu yere gizlice ya da hile ile girdiğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı' gerekçesiyle, askeri yasak bölgeye girme suçundan beraat etmesi gerekirken, mahkeme hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar vermiştir. Yargıtay bu kararı neden bozmuştur? Beraat kararı ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41221

Yargıtay, bu kararı, mahkemenin yanlış bir hüküm türü kurması nedeniyle bozmuştur. Beraat kararı ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar arasındaki temel fark şudur: - Beraat Kararı (CMK m.223/2): Bu karar, sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığını veya sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğunu veya suçun unsurlarının (maddi veya manevi) oluşmadığını tespit eder. Sanığın tamamen suçsuz olduğu anlamına gelir. - Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CMK m.223/3-4): Bu karar, sanığın eyleminin suç teşkil ettiğini, ancak sanığın kusurunun bulunmaması (yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, meşru savunmada sınırın aşılması vb.) veya cezasızlığı gerektiren şahsi bir sebebin varlığı (etkin pişmanlık, zorunluluk hali vb.) gibi nedenlerle faile ceza verilemeyeceğini ifade eder. Yani, ortada suç teşkil eden bir fiil vardır, ama fail cezalandırılamamaktadır. Somut olayda Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2014/13050 K.), sanığın askeri yasak bölge olduğunu bildiğine ve gizlice girdiğine dair yeterli delil olmadığını, yani suçun 'manevi unsurunun (kastın)' oluşmadığını tespit etmiştir. Suçun unsurları oluşmadığı için verilmesi gereken karar 'beraat'tir. Mahkemenin, suçun unsurları oluşmadığı halde 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar vermesi, sanki bir suç varmış da özel bir nedenle ceza verilmiyormuş gibi bir anlam yarattığı için hatalıdır ve bu nedenle karar bozulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)