Sanık, mağdurun rızası hilafına elde ettiği cinsel içerikli görüntüleri kullanarak ondan para talep etmiş ve alamamıştır. Daha sonra bu eyleminden pişman olarak durumu savcılığa ihbar etmiştir. Sanığın bu eylemi şantaj suçu açısından 'etkin pişmanlık' kapsamında değerlendirilebilir mi? Rüşvet suçundaki etkin pişmanlık hükümleri (TCK m.254) şantaj suçu için de uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41219

Hayır, bu durum şantaj suçu açısından 'etkin pişmanlık' kapsamında değerlendirilemez ve cezasızlık sonucunu doğurmaz. Etkin pişmanlık, kanunda açıkça düzenlenmiş istisnai bir kurumdur. TCK'da rüşvet (m.254), zimmet (m.248), uyuşturucu ticareti (m.192) gibi belirli suçlar için özel etkin pişmanlık hükümleri öngörülmüştür. Ancak, TCK'nın şantaj suçunu düzenleyen 107. maddesinde veya genel hükümlerde, şantaj suçu için özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, rüşvet suçu için geçerli olan TCK m.254'teki cezasızlık veya indirim sağlayan hükümler, kıyas yoluyla şantaj suçuna uygulanamaz. Bu, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir gereğidir. Sanığın, suçu işledikten sonra pişman olarak durumu ihbar etmesi, suçun oluşumunu etkilemez. Ancak bu davranışı, mahkeme tarafından cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında, TCK m.62'deki 'takdiri indirim nedenleri' arasında 'fiilden sonraki pişmanlığını gösteren davranış' olarak değerlendirilebilir ve cezasında bir miktar indirim yapılmasına neden olabilir. Fakat bu, zorunlu bir indirim değildir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html ve genel ceza hukuku bilgisi)