Bir şüphelinin, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirine tabi tutulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan hangi temel hakka bir müdahale teşkil eder?
Yurt dışına çıkış yasağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 4 No'lu Protokol'ün 2. maddesinde güvence altına alınan 'serbest dolaşım özgürlüğü'ne bir müdahale teşkil eder. Bu maddenin 2. fıkrası, 'Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeyi terk etmekte serbesttir.' hükmünü içerir. Yurt dışına çıkış yasağı, bireyin kendi ülkesini terk etme özgürlüğünü doğrudan kısıtlayan bir tedbirdir. Bu hak, mutlak bir hak değildir. Aynı maddenin 3. fıkrası, bu özgürlüğün 'ulusal güvenlik, kamu emniyeti, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlık veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda gerekli olan' sınırlamalara tabi tutulabileceğini belirtir. Dolayısıyla, bir ceza soruşturması kapsamında, şüphelinin kaçmasını önlemek amacıyla (kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi) konulan bir yurt dışı çıkış yasağı, bu meşru amaçlarla orantılı olduğu sürece, AİHS'e uygun kabul edilebilir. Ancak orantısız veya keyfi bir şekilde uygulanması, serbest dolaşım özgürlüğünün ihlaline yol açar. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/ ve genel hukuk bilgisi)