Tenkis davası için öngörülen 1 ve 10 yıllık süreler, zamanaşımı süresi midir, yoksa hak düşürücü süre midir? Bu iki süre türü arasındaki temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41212

TMK m.571'de tenkis davası için öngörülen 1 ve 10 yıllık süreler, 'hak düşürücü süre'dir, zamanaşımı süresi değildir. Bu iki süre türü arasındaki temel farklar şunlardır: 1) İleri Sürülme: Zamanaşımı, borçlunun bir 'defi'dir. Yani, davalı tarafça ileri sürülmedikçe, hakim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınamaz. Hak düşürücü süre ise, bir 'itiraz' sebebidir. Kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edildiğinden, taraflar ileri sürmese bile, hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 2) Durma ve Kesilme: Zamanaşımı süreleri, kanunda belirtilen belirli sebeplerle (dava açılması, icra takibi, borçlunun ikrarı vb.) durabilir veya kesilebilir. Kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar. Hak düşürücü süreler ise, kural olarak durmaz ve kesilmez; süre işlemeye devam eder ve bittiğinde hak tamamen ortadan kalkar. Yargıtay'ın 743 sayılı eski Medeni Kanun dönemine ilişkin kararlarında bu süreler 'zamanaşımı' olarak nitelendirilmiş olsa da (Bkz: Y1. HD 2024/4285 E.), 4721 sayılı yeni TMK döneminde bu sürelerin hak düşürücü süre olduğu doktrin ve uygulamada kabul edilmektedir. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)