Bir tenkis davasında, davalı, tenkise konu malın kendisine devrinin, mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla yapılmadığını, tamamen gerçek bir satış olduğunu savunmaktadır. Davacı, bu devrin aslında muvazaalı bir bağış olduğunu nasıl ispatlayabilir? İspat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41198

Bu durumda ispat yükü, işlemin muvazaalı olduğunu ve aslında saklı payını ihlal eden bir bağışlama olduğunu iddia eden davacı saklı paylı mirasçıya aittir. Davacı, bu iddiasını her türlü delille ispatlayabilir. Muris muvazaası iddialarının ispatında sıklıkla başvurulan karineler ve deliller şunlardır: 1) Bedeller Arasındaki Fahiş Fark: Taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile işlem tarihindeki gerçek piyasa değeri arasındaki açık ve büyük bir fark, işlemin satış değil bağış olduğuna dair en güçlü karinedir. 2) Mirasbırakanın Ekonomik Durumu: Satış bedelini almaya ihtiyacı olmayan, varlıklı bir mirasbırakanın malını değerinin çok altında satması hayatın olağan akışına aykırıdır. 3) Taraflar Arasındaki İlişki: Alıcı olarak görünen kişinin, mirasbırakanın çok yakın bir arkadaşı, akrabası veya mirasçılardan birine daha yakın bir kişi olması, işlemin mal kaçırma amacıyla yapıldığı şüphesini güçlendirir. 4) Alıcının Ödeme Gücü: Alıcı olarak görünen kişinin, o tarihte iddia edilen satış bedelini ödeyecek mali güce sahip olup olmadığının araştırılması (banka kayıtları, maaş durumu vb.). 5) Tanık Beyanları: Tarafların niyetini, aralarındaki ilişkiyi ve işlemin gerçek amacını bilen kişilerin tanıklıkları. Davacı, bu gibi delilleri bir araya getirerek, görünürdeki satış işleminin aslında saklı payını ihlal etme kastıyla yapılmış bir gizli bağış olduğunu ispatlamaya çalışır. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)