Bir sanık, Facebook'taki kişisel profilinde, Cumhurbaşkanı için 'soysuz, mahluk' gibi ifadeler kullanmıştır. Bu ifadelerin, TCK m.299 kapsamında 'hakaret' suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilirken, ifadenin 'eleştiri' sınırları içinde kalıp kalmadığı nasıl analiz edilmelidir?
Bu ifadeler, 'eleştiri' sınırlarını aşarak doğrudan 'hakaret' suçunu oluşturur. Bir ifadenin eleştiri mi yoksa hakaret mi olduğunu belirlerken, ifadenin kamu yararına bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, bir düşünce veya politika eleştirisi içerip içermediği ve kullanılan üslup gibi kriterlere bakılır. 'Soysuz' ve 'mahluk' gibi ifadeler, herhangi bir fikri veya politik eleştiri içermeyen, doğrudan kişinin onur, şeref ve saygınlığını hedef alan, onu insanlık onurunun dışına iten, aşağılayıcı ve küçük düşürücü nitelikteki 'sövme' niteliğindeki sözlerdir. Yargıtay içtihatlarında da tutarlı bir şekilde belirtildiği gibi, kaba sövme fiilleri hiçbir koşulda ifade özgürlüğü veya eleştiri hakkı kapsamında korunmaz. Bu tür ifadeler, siyasi bir figürün eylemlerini veya politikalarını değil, doğrudan şahsiyetini hedef alır ve onu değersizleştirmeyi amaçlar. Bu nedenle, bu sözler düşünceyi açıklama özgürlüğünün sınırlarını açıkça aşar ve TCK m.299'daki hakaret suçunun manevi ve maddi unsurlarını oluşturur. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)