Terditli olarak açılan bir vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasında, ilk derece mahkemesi vasiyetnamenin iptali talebini reddetmiş, ancak tenkis talebi yönünden dosyayı tefrik ederek (ayırarak) bu konuda bir hüküm kurmamıştır. Bu usul hukuka uygun mudur? Terditli davaların niteliğini açıklayarak cevaplayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41196

Hayır, bu usul hukuka uygun değildir. Terditli dava (HMK m.111), davacının, aynı davalıya karşı aralarında bağlantı bulunan taleplerini, biri kabul edilmediği takdirde diğerinin incelenmesi isteğiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürmesidir. Bu davaların temel özelliği, taleplerin bir bütün oluşturması ve birbirinden ayrılamamasıdır. Mahkeme, öncelikle asli talebi (vasiyetnamenin iptali) inceler. Eğer bu talebi reddederse, davayı bitiremez; aynı dava içinde, ayrılmaz bir parçası olan fer'i talebi (tenkis) incelemek ve bu konuda da bir karar vermek zorundadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/1917 E., 2024/3259 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'terditli davaların ayrılması söz konusu olamayacağından', tenkis talebini içeren dosyanın tefrik edilmesi ve bu konuda hüküm kurulmaması, usule ve kanuna aykırıdır. Mahkemenin, iptal talebini reddettikten sonra, aynı kararda tenkis talebini de esastan inceleyip kabul veya reddetmesi gerekirdi. Bu, terditli davanın doğası gereği bir zorunluluktur ve yapılmaması bozma nedenidir. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)