Bir şüpheli hakkında hem yurt dışına çıkış yasağı hem de haftada bir gün imza atma şeklinde adli kontrol kararları verilmiştir. Şüphelinin, yurt dışına çıkış yasağına uyduğu ancak bir hafta mazeretsiz olarak imza atmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda şüpheli hakkında tutuklama kararı verilebilir mi? Mahkeme bu kararı verirken neyi değerlendirmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41189

Evet, verilebilir. CMK m.112/1, adli kontrol hükümlerini (herhangi birini) isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı merciinin derhal tutuklama kararı verebileceğini düzenler. Şüpheli hakkında birden fazla adli kontrol yükümlülüğü belirlenmişse, bunlardan sadece birini dahi kasten ihlal etmesi, tutuklama kararı verilebilmesi için yeterlidir. Ancak, tutuklama kararı otomatik değildir; hakimin takdirine bağlıdır. Mahkeme bu kararı verirken şu hususları değerlendirmelidir: 1) İhlalin Kasten Olup Olmadığı: Şüphelinin imza atmamasının geçerli bir mazerete dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır. Eğer kasıtlı bir ihlal varsa, bu şart gerçekleşmiş olur. 2) Ölçülülük: Tutuklama, bu ihlal karşısında orantılı bir tedbir midir? Örneğin, ilk kez ve tek bir defa imza atmayan bir şüpheli için, hemen tutuklama yerine, daha ağır bir adli kontrol tedbirine (ev hapsi gibi) karar verilmesi veya uyarılması daha ölçülü olabilir. 3) Tutuklama Nedenlerinin Devam Edip Etmediği: İhlal, şüphelinin kaçma veya delil karartma eğiliminde olduğunu gösteren yeni bir emare olarak değerlendirilir. Mahkeme, bu yeni durum ışığında, CMK m.100'deki tutuklama nedenlerinin (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi vb.) halen devam edip etmediğini yeniden değerlendirerek bir karar vermelidir. (Kaynak: kadimhukum.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)