Sanık, bir kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla mağdurdan menfaat talep etmiş, ancak mağdur bu talebi reddetmiştir. Bu durumda sanığın cezai sorumluluğu ne olur? TCK m.255/3'teki özel teşebbüs halini açıklayınız.
Bu durumda sanık, tamamlanmış nüfuz ticareti suçundan değil, bu suçun TCK m.255/3'te özel olarak düzenlenen teşebbüs halinden sorumlu tutulur. TCK m.255/2, suçun 'anlaşmaya varılmasıyla' tamamlanacağını belirtir. Somut olayda, sanık menfaat talep etmiş ancak mağdur bunu reddettiği için bir 'anlaşma' sağlanamamıştır. Bu nedenle suç tamamlanmamıştır. Ancak kanun koyucu, bu tür yolsuzluk tekliflerini dahi cezasız bırakmamak için TCK m.255/3'te özel bir teşebbüs hali düzenlemiştir. Bu maddeye göre, '...menfaat talebinde bulunulması ve bunun kabul edilmemesi... halinde, ... verilecek ceza yarı oranında indirilir.' Dolayısıyla, sanık hakkında TCK m.255/1'de öngörülen temel ceza (iki yıldan beş yıla kadar hapis) belirlenir ve bu ceza üzerinden TCK m.255/3 gereğince yarı oranında indirim yapılır. Bu, rüşvet suçundaki teşebbüs düzenlemesine paralel, suça özgü bir teşebbüs halidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)