Rüşvet suçunda (TCK m.252), rüşvet teklif veya talebinin hangi taraftan (kamu görevlisi veya özel kişi) geldiğinin suçun oluşumu açısından bir önemi var mıdır? 'Rüşvet anlaşması'nın simetrik yapısını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41164

Hayır, rüşvet teklif veya talebinin hangi taraftan geldiğinin suçun oluşumu açısından hiçbir önemi yoktur. Rüşvet suçu, iki taraflı bir 'karşılaşma suçu'dur ve suçun özünü oluşturan 'rüşvet anlaşması', simetrik bir yapıya sahiptir. Bu, şu anlama gelir: - Teklif özel kişiden gelip kamu görevlisi tarafından kabul edilirse, teklif eden 'rüşvet verme', kabul eden 'rüşvet alma' suçunu işlemiş olur. - Talep kamu görevlisinden gelip özel kişi tarafından kabul edilirse, talep eden 'rüşvet alma', kabul eden 'rüşvet verme' suçunu işlemiş olur. Her iki durumda da, tarafların iradelerinin birleştiği anda 'rüşvet anlaşması' kurulmuş ve suç tamamlanmış olur. Önemli olan, bir tarafın yaptığı teklif veya talebin diğer tarafça, serbest iradeyle kabul edilmesidir. Suçun hukuki niteliği ve faillerin sorumluluğu, teklifin kimden geldiğine göre değişmez. Her iki taraf da kendi eylemlerinden dolayı (biri rüşvet alma, diğeri rüşvet verme) asli fail olarak sorumlu tutulur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/rusvet-sucu-cezasi-nedir.html)