16 Mart 2022 tarihli Kanun Teklifi'nde, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunun (TCK m.86/2) mağdurunun 'kadın' olması halinde, cezanın alt sınırının dört aydan altı ay hapse çıkarılması önerilmiştir. Bu değişikliğin, 5235 sayılı Kanun uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanabilirliği üzerindeki etkisi ne olurdu? (CMK m.250)
Bu değişiklik, kadına karşı işlenen basit yaralama suçunu seri muhakeme usulü kapsamından çıkarırdı. Seri muhakeme usulü, CMK m.250'de düzenlenmiştir ve soruşturma evresi sonunda, maddede sayılan katalog suçlarda, savcının sanığa kanunda öngörülen cezanın yarısı oranında bir yaptırım teklif etmesiyle işleyen bir usuldür. Bu usulün uygulanabilmesi için, TCK'da suç için öngörülen cezanın üst sınırının belirli bir eşiği (kanun değişikliğine göre değişebilir) aşmaması gerekir. Ancak daha da önemlisi, seri muhakeme usulü, TCK m.86/2'de düzenlenen 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama' suçunu katalog suçlar arasında saymaktadır. Kanun teklifindeki değişiklik, bu suçun mağdurunun kadın olması halinde, eylemi TCK m.86/2 kapsamından çıkarıp, daha ağır olan ve seri muhakeme kataloğunda yer almayan TCK m.86/1'deki (temel hal) suç kapsamına sokmaktadır. Çünkü TCK m.86/1'in cezası 'bir yıldan üç yıla kadar hapis' iken, TCK m.86/2'nin cezası 'dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası'dır. Cezanın alt sınırının altı aya çıkarılması, eylemin artık TCK m.86/2 kapsamında değerlendirilemeyeceği, TCK m.86/1 kapsamında özel bir hal olarak düzenlendiği anlamına gelir. TCK m.86/1 ise seri muhakeme kapsamında değildir. Dolayısıyla bu değişiklik, kadına karşı işlenen basit yaralama suçlarının daha hızlı sonuçlandırılması yerine, normal yargılama usulüne tabi olmasına yol açardı. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tck-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi ve genel ceza muhakemesi bilgisi)