Bir tüzel kişinin (şirket, dernek, vakıf vb.) menfaatine rüşvet suçu işlenmesi durumunda, tüzel kişinin kendisi cezai olarak sorumlu tutulabilir mi? Eğer tutulamazsa, bu eylemden dolayı kimler cezalandırılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41154

Türk Ceza Hukuku'nda, 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi (Anayasa m.38/7) geçerlidir. Bu ilke gereğince, tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı (hapis, adli para cezası) uygulanamaz. Tüzel kişiler suç faili olamazlar. Dolayısıyla, bir tüzel kişinin menfaatine rüşvet suçu işlenmesi durumunda, tüzel kişinin kendisi ceza davasında sanık olarak yargılanamaz ve mahkum edilemez. Ancak bu, eylemin cezasız kalacağı anlamına gelmez. Bu durumda sorumluluk, eylemi gerçekleştiren gerçek kişilere yönelir: 1) Rüşvet İlişkisinde Menfaati Kabul Eden Yetkili: TCK m.252/6 uyarınca, 'tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi', kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, 'müşterek fail' olarak cezalandırılır. Yani, rüşvet anlaşmasını yapan veya menfaati kabul eden şirket müdürü, dernek başkanı gibi yetkili gerçek kişiler, bizzat rüşvet suçunu işlemiş gibi sorumlu tutulurlar. 2) Tüzel Kişiye Uygulanacak Güvenlik Tedbirleri: Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, TCK m.60 uyarınca o tüzel kişi hakkında 'faaliyet izninin iptali' veya 'müsadere' gibi özel güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir. Yani tüzel kişi ceza almaz, ama idari/ekonomik bir yaptırımla karşılaşabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/rusvet-sucu-cezasi-nedir.html)