CMK m.109/3-d'de düzenlenen, şüphelinin 'her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamaması' şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanırken, şüphelinin mesleği (örn: ticari taksi şoförü) dikkate alınmalı mıdır? Kanun bu duruma nasıl bir çözüm getirmiştir?
Evet, kesinlikle dikkate alınmalıdır. Bu tedbir, özellikle trafik suçlarında (taksirle yaralama, ölüme neden olma) kusuru ağır olan faillerin tekrar suç işlemesini önlemek amacıyla uygulanır. Ancak bu tedbir uygulanırken, Anayasa'daki çalışma hakkı ve ölçülülük ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer şüphelinin geçimini tamamen araç kullanarak sağladığı bir mesleği varsa (taksi şoförü, kamyon şoförü, servis şoförü vb.), bu tedbirin uygulanması, kişinin ekonomik olarak hayatını idame ettirememesi gibi orantısız bir sonuca yol açabilir. Kanun koyucu bu sorunu öngörerek CMK m.109/5'te özel bir düzenleme getirmiştir. Bu fıkraya göre, 'Hakim veya Cumhuriyet savcısı, ... şüphelinin mesleki uğraşlarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir.' Dolayısıyla, hakim veya savcı, tedbire karar verirken şüphelinin mesleğini de değerlendirmeli ve eğer bu tedbirin uygulanması şüphelinin geçimini imkansız hale getirecekse, ya bu tedbiri hiç uygulamamalı ya da şüphelinin sadece mesleğini icra ederken araç kullanmasına izin vererek tedbiri hafifletmelidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)