Cumhurbaşkanına hakaret suçunun (TCK m.299) basın veya radyo-televizyon yoluyla işlenmesi durumunda, dava açma süreleri açısından genel zamanaşımı kuralları mı, yoksa özel kanunlardaki hak düşürücü süreler mi uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41150

Bu durumda, genel dava zamanaşımı kurallarından önce, ilgili özel kanunlarda belirtilen daha kısa 'hak düşürücü süreler' uygulanır. Bu, 'özel kanun önceliği' ilkesinin bir sonucudur. - Basın Yoluyla İşlenen Suçlar: 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesine göre, basılmış eserler yoluyla işlenen suçlarda kamu davasının, eserin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren 'günlük süreli yayınlarda iki ay', 'diğer basılmış eserlerde ise dört ay' içinde açılması zorunludur. Bu süreler hak düşürücüdür ve bu süreler geçtikten sonra dava açılamaz. - Radyo-Televizyon Yoluyla İşlenen Suçlar: 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 28. maddesinin son fıkrasına göre, bu madde kapsamına giren (ve önceden kayda alınarak yapılan) yayınlardan dolayı, 'yayının yapıldığı tarihten başlayarak altmış gün içinde açılmayan davalar dinlenmez'. Bu süre de hak düşürücüdür. Canlı yayınlar ise bu özel süreye tabi olmayıp, genel dava zamanaşımı (TCK m.299 için 8 yıl) kurallarına tabidir. Dolayısıyla, suçun işleniş aracına göre, öncelikle bu özel kanunlardaki kısa hak düşürücü sürelerin gözetilmesi gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)