Bir sanık, 1. derece askeri yasak bölgeye hataen, yani yasak bölge olduğunu bilmeden girmiştir. Bu sanığın cezai sorumluluğu TCK m.332 açısından ne olur? 'Hata' kurumunun, bu suçun manevi unsuru üzerindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41149

Bu sanığın TCK m.332 açısından cezai sorumluluğu doğmaz ve hakkında beraat kararı verilmesi gerekir. TCK m.332'de düzenlenen suç, ancak 'kast' ile işlenebilen bir suçtur. Suçun manevi unsuru olan kastın oluşabilmesi için, failin eyleminin tüm maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Bu suçtaki maddi unsurlardan biri de, girilen yerin 'devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış bir yer' olmasıdır. Failin, girdiği yerin bu niteliğini bilmemesi, yani bu konuda bir 'hata'ya düşmesi, TCK m.30/1'de düzenlenen 'fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz' hükmü gereğince kastı ortadan kaldırır. Sanığın, bölgenin yasak olduğunu bilmeden, yanlışlıkla veya yolu şaşırarak girmesi, bu suçun manevi unsurunun oluşmadığı anlamına gelir. Taksirle işlenmesi de kanunda cezalandırılmadığı için, sanık hakkında beraat kararı verilmelidir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/4936 E., 2017/884 K. sayılı kararında da, sanığın 1. derece askeri yasak bölgeye hata sonucu girdiği ve bu nedenle beraat etmesi gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-332-askeri-yasak-bolgelere-girme-sucu.html)