Bir sanığın, duruşmadaki tavırları nedeniyle (örneğin sürekli pişman olduğunu belirtmesi, mahkemeye saygılı davranması) TCK m.62 uyarınca takdiri indirim alması, kamuoyunda 'kravat indirimi' veya 'takım elbiseye indirim' olarak eleştirilmektedir. 16 Mart 2022 tarihli Kanun Teklifi'nin, TCK m.62'ye 'failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz' cümlesini ekleme önerisi, bu eleştirilere hukuken geçerli bir çözüm sunar mı?
Bu öneri, kamuoyundaki eleştirilere yanıt verme amacı taşısa da, hukuken geçerli ve etkili bir çözüm sunmaktan uzaktır. Gerekçeleri şunlardır: 1) Belirsizlik: 'Şekli tutum ve davranış' ile 'mahkemeyi etkilemeye yönelik' ifadeleri son derece soyut ve belirsizdir. Hangi davranışın 'şekli' hangisinin 'samimi' olduğunu objektif olarak belirlemek neredeyse imkansızdır. Bu, uygulamada daha fazla keyfiliğe yol açabilir. 2) Yargı Yetkisine Müdahale: Bu düzenleme, hakimin, sanığı doğrudan gözlemleyerek onun kişiliği, pişmanlığı ve gelecekteki suç işleme potansiyeli hakkında bir kanaate varma yetkisine müdahale niteliğindedir. Cezanın bireyselleştirilmesi, tam da bu sübjektif değerlendirmeyi gerektirir. Kanun koyucunun bu alana bu kadar detaylı bir şekilde müdahale etmesi, yargı yetkisinin özüne dokunabilir. 3) Sorunun Kaynağı: Kamuoyundaki eleştirilerin temel nedeni, mahkemelerin takdiri indirim kararlarını yeterli ve ikna edici gerekçelerle açıklamamasıdır. Sorun, sanığın giyim kuşamı değil, karardaki 'gerekçesizliktir'. Bu nedenle çözüm, hakimin takdir alanını bu tür popülist ve belirsiz ifadelerle daraltmak yerine, TCK m.62 uygulandığında bunun nedenlerinin somut, denetlenebilir ve hukuki gerekçelerle karara yazılması zorunluluğunu güçlendirmektir. Dolayısıyla önerilen cümle, sorunun özüne inmeyen, sembolik ve uygulaması sorunlu bir düzenlemedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tck-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi)