Bir sanık, 'Bu devleti sülük misali emenler paralelciler değil, paralı ellerdir. Korkma titre...' şeklinde bir sosyal medya paylaşımı yapmıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bu eylemin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmadığına karar verirken, hangi suçun oluşabileceği yönünde bir araştırma yapılmasını istemiştir? Bu karar, bir ifadenin birden fazla suçu oluşturma potansiyelini nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41132

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/4964 K. sayılı kararında, bu ifadenin Cumhurbaşkanına yönelik somut bir hakaret içermediğini, dolayısıyla TCK m.299'daki suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, bu ifadenin, özellikle 'paralelciler' ve 'korkma titre' gibi o dönemdeki siyasi konjonktürle bağlantılı ifadeler nedeniyle, 'FETÖ/PDY terör örgütünün propagandası' suçunu (3713 s.K. m.7/2) oluşturup oluşturmayacağının araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, bir ifadenin, ilk bakışta değerlendirildiği suç tipini oluşturmasa bile, içeriği ve söylendiği bağlam itibarıyla başka bir suçu oluşturma potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Mahkemeler, bir eylemi değerlendirirken sadece iddianamede belirtilen suç vasfıyla bağlı değildir (CMK m.225); eylemin hukuki nitelendirmesini kendileri yapmak zorundadır. Bu olayda, ifade doğrudan bir kişiye hakaret içermese de, bir terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek bir nitelik taşıyıp taşımadığı (propaganda suçu) açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Bu, mahkemenin eylemi tüm olası hukuki nitelendirmeler açısından inceleme yükümlülüğünü ortaya koyan bir örnektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-tck-299/)