Bir sanık, TCK m.332'deki suçu işlerken aynı zamanda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçunu da (kaçak kazı yapma) işlemiştir. Mahkemenin her iki suçtan da HAGB kararı vermesi durumunda, bu suçlar arasında içtima kuralları uygulanmalı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41131

Hayır, bu durumda suçlar arasında içtima kuralları uygulanmaz; her bir suç ayrı ayrı değerlendirilir ve her biri için ayrı HAGB kararı verilir. TCK m.332 (Askerî Yasak Bölgelere Girme Suçu) ve 2863 s.K. m.74 (İzinsiz Kazı ve Sondaj Yapma Suçu), farklı hukuki konuları olan ve farklı hukuki değerleri (devletin askeri yararları ve kültür/tabiat varlıkları) koruyan iki ayrı suçtur. Sanığın tek bir eylemle (askeri yasak bölgede kaçak kazı yapma) birden fazla farklı suç tipini ihlal etmesi durumu, 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m.44) kurumunu akla getirebilir. Bu kurala göre, faile en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak, HAGB kararı bir mahkumiyet hükmü değildir ve ceza tayini içermez. HAGB, sanığın belirli bir süre denetim altında tutulmasını ve bu süre sonunda davanın düşmesini sağlayan özel bir usul kurumudur. Yargıtay uygulamasına göre, fikri içtima kuralları ancak ceza tayini aşamasında uygulanabilir. HAGB kararı verilirken, her suçun kendi yasal şartları (ceza miktarı, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması vb.) ayrı ayrı değerlendirilir. Eğer her iki suç için de HAGB şartları oluşmuşsa, mahkeme her bir suç için ayrı ayrı HAGB kararı verir. Bu kararlar, denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmesi durumunda ayrı ayrı açıklanır. (Kaynak: Yargıtay 16. CD, 2017/1405 K. sayılı karardaki olgusal durum ve genel ceza hukuku ilkeleri)