Bir dava tarihinden önce vefat etmiş bir kişiye karşı dava açılmasının hukuki sonucu nedir? Bu durum sonradan düzeltilebilir bir hata mıdır, yoksa davanın esastan reddini mi gerektirir? (Bkz: 04.05.1978 T. 4/5 sayılı YİBK)
Dava tarihinden önce vefat etmiş bir kişiye karşı dava açılması, temelden yoksun bir davadır. TMK m.28 uyarınca kişilik ölümle sona erdiğinden, ölmüş bir kişinin hak ehliyeti ve dolayısıyla HMK m.50 uyarınca taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Taraf ehliyeti, HMK m.114/1-d uyarınca en temel dava şartlarından biridir. Dava açıldığı anda davalının hayatta olmaması, davanın en başından itibaren 'pasif husumet ehliyeti yokluğu' nedeniyle sakat doğduğu anlamına gelir. 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıkça belirtildiği üzere, bu durum sonradan düzeltilebilir bir hata değildir. Yargılama sırasında ölen bir tarafın mirasçılarına davanın yöneltilmesi mümkündür; ancak dava açıldığı anda zaten ölü olan bir kişiye karşı açılan dava, hukuken 'yok' hükmündedir ve bu durum mirasçılara yöneltilerek düzeltilemez. Mahkemenin, davalının dava tarihinden önce öldüğünü tespit ettiğinde, davayı başkaca bir inceleme yapmaksızın 'pasif husumet ehliyeti yokluğu' nedeniyle usulden reddetmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-50-taraf-ehliyeti.html)