Kanun Teklifi'nde önerilen TCK m.123/A'daki ısrarlı takip suçunun, CMK m.253 kapsamındaki 'uzlaştırma' kurumunun dışında bırakılmasının ceza adaleti ve mağdur hakları açısından gerekçeleri neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41120

Israrlı takip suçunun uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmasının temel gerekçeleri şunlardır: 1) Suçun Niteliği ve Mağdur Üzerindeki Etkisi: Israrlı takip, anlık bir fiil olmayıp, süreklilik arz eden, mağdurun hayatını, huzurunu ve güvenliğini sistematik bir şekilde tehdit eden bir eylemdir. Mağdur üzerinde yarattığı psikolojik baskı ve korku, onu faille eşit bir zeminde 'uzlaşma' iradesi sergilemekten alıkoyabilir. Mağdur, failin baskısı altında, özgür iradesiyle değil, korkuyla uzlaşmayı kabul etmek zorunda kalabilir. 2) Güç Dengesizliği: Israrlı takip eylemleri genellikle taraflar arasında bir güç dengesizliğinin olduğu (eski eş, eski sevgili vb.) ilişkilerde ortaya çıkar. Bu dengesizlik, uzlaşma sürecinin adil bir şekilde yürümesini engeller. Fail, uzlaşma sürecini dahi mağdura baskı kurmak için yeni bir araç olarak kullanabilir. 3) Caydırıcılık ve Önleyicilik: Israrlı takip, sıklıkla daha ağır şiddet eylemlerinin ve hatta cinayetlerin öncüsü olabilmektedir. Bu suçun uzlaştırma ile cezasız kalması, faili cesaretlendirebilir ve şiddetin tırmanmasına zemin hazırlayabilir. Suçun uzlaştırma dışı bırakılması, eylemin ciddiyetini vurgular ve kamu davası yoluyla verilecek bir cezanın caydırıcı ve önleyici etkisini artırmayı hedefler. Bu nedenle, mağdurun korunması ve suçla etkin mücadele amacıyla, bu suçun uzlaştırma kapsamı dışında tutulması isabetli bir ceza politikası tercihi olarak değerlendirilmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tck-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi)