Bir sanığın eyleminin hem nüfuz ticareti (TCK m.255) hem de rüşvet (TCK m.252) suçlarını oluşturduğu bir durumda, örneğin sanık hem bir kamu görevlisi üzerinde nüfuzu olduğunu söyleyip menfaat temin etmiş hem de o kamu görevlisine bu menfaatten pay vermişse, bu iki suç arasındaki ilişki nasıl kurulmalıdır? Faile her iki suçtan da ceza verilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41108

Bu durumda, suçların içtimaı kuralları ve özellikle TCK m.255/6 hükmü dikkate alınmalıdır. Sanığın eylemleri iki ayrı fiili içermektedir: 1) Bir kişiden, bir kamu görevlisi üzerindeki nüfuzunu kullanarak haksız bir işi gördüreceği vaadiyle menfaat temin etmesi. Bu eylem, TCK m.255'teki nüfuz ticareti suçunu oluşturur. 2) Temin ettiği bu menfaatin bir kısmını veya tamamını, işi yapacak olan kamu görevlisine vermesi. Bu eylem ise TCK m.252'deki rüşvet suçunu (rüşvet verme) oluşturur. TCK m.255/6, 'İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturması halinde, kişiye bu suçtan dolayı ayrıca ceza verilir' demektedir. Rüşvet vermek, nüfuz ticareti eylemini gerçekleştirmek için yapılan 'girişim'in kendisi müstakil bir suç oluşturduğu için, bu kural burada uygulanır. Dolayısıyla, fail bu iki suçu birbirinden bağımsız olarak işlemiştir ve farklı hukuki değerleri ihlal etmiştir. Bu nedenle faile, hem TCK m.255'ten (nüfuz ticareti) hem de TCK m.252'den (rüşvet verme) dolayı 'gerçek içtima' kuralları uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesi gerekir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)