Bir polis memurunun, PVSK m.4/A uyarınca durdurma yetkisini kullanırken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi göstermemesi, yapılan durdurma işlemini ve sonrasında elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirir mi? Bu usul kuralının önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41107

Evet, bu durum yapılan durdurma işlemini ve sonrasında elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirme potansiyeli taşır. PVSK m.4/A'nın son fıkrası, 'Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir.' hükmünü amirdir. Bu, durdurma ve kimlik sorma yetkisinin kullanılabilmesi için kanun tarafından öngörülmüş bir usul şartıdır. Bu kuralın önemi şudur: 1) Keyfiliğin Önlenmesi: Vatandaşın, karşısındaki kişinin gerçekten bir polis memuru olup olmadığını bilmesini sağlayarak, sahte polis veya yetkisini kötüye kullanan kişilere karşı bir güvence oluşturur. 2) Hukuki Güvenlik: Devletin zor kullanma yetkisini kullanan görevlilerin kimliklerinin açık ve denetlenebilir olmasını temin eder. 3) Meşruiyet: Kolluk işleminin meşruiyetini ve vatandaşın bu işleme rıza göstermesini veya karşı çıkmamasını sağlar. Bu usul kuralına uyulmadan yapılan bir durdurma, hukuka aykırı bir başlangıç teşkil eder. 'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi gereğince, bu hukuka aykırı işleme dayanılarak yapılan kimlik kontrolü, yoklama ve bu sırada elde edilen deliller de hukuka aykırı hale gelir ve Anayasa m.38/6 uyarınca yargılamada kullanılamaz. Dolayısıyla, polisin kimliğini göstermesi, basit bir formalite değil, işlemin hukuka uygunluğunun temel bir şartıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)