Sanık, bir kişiye ait ve herkesin bildiği, gazetelere konu olmuş bir olayı ifşa edeceği tehdidinde bulunarak ondan menfaat talep etmiştir. Sanığın bu eylemi TCK m.107/2'de düzenlenen şantaj suçunu oluşturur mu? 'Açıklanacak hususun' niteliği suçun oluşumunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41079

Hayır, bu eylem TCK m.107/2'deki şantaj suçunu oluşturmaz. Ceza Genel Kurulu'nun 2014/436 sayılı kararında da belirtildiği gibi, şantaj suçunun bu halinin oluşabilmesi için, failin açıklayacağı veya isnat edeceği hususun, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikte olmasının yanı sıra, 'herkes tarafından bilinmeyen', gizli kalmış bir husus olması gerekir. Tehdidin baskı unsuru oluşturabilmesi, mağdurun bu gizli bilginin ortaya çıkmasından endişe duymasına bağlıdır. Herkes tarafından zaten bilinen, aleni hale gelmiş, basına yansımış bir olayın tekrar açıklanacağının söylenmesi, mağdur üzerinde şeref ve saygınlığına yönelik yeni bir zarar tehlikesi yaratmaz ve bu nedenle şantaj suçunun zorlama unsurunu oluşturmaya elverişli bir tehdit olarak kabul edilmez. Dolayısıyla, açıklanacak hususun 'gizli' veya 'az bilinen' bir nitelik taşıması, suçun maddi unsurunun oluşumu için zorunludur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)