Bir polis memuru, durdurduğu kişinin kimliğini sorduğunda, kişinin 'belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması' nedeniyle kimliği belirlenemezse, hangi hukuki süreci işletmelidir? Bu durumda kişi hakkında doğrudan tutuklama kararı verilebilir mi? (PVSK m.4/A)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41077

PVSK m.4/A'nın son fıkralarına göre, bu durumda polis memuru şu süreci işletmelidir: 1) Kişiyi Tutar: Kimliği belirlenemeyen kişi, kimlik tespiti amacıyla tutulur. Bu 'tutma' fiili, bir yakalamadır. 2) Cumhuriyet Savcısını Haberdar Eder: Durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. 3) Gözaltı ve Tutuklama: Kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Ancak, bu kararları polis veremez. Maddede açıkça belirtildiği gibi, 'gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.' Bu demektir ki, gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı, tutuklama kararını ise ancak sulh ceza hakimi verebilir. Polis, kişiyi doğrudan tutuklayamaz. Kişi, savcının talimatıyla gözaltına alınır ve eğer savcı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk ederse ve hakim de tutuklama şartlarının varlığına kanaat getirirse tutuklama kararı verilebilir. Kimliği tespit edildiği anda ise bu tedbirlere derhal son verilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)