Bir sanık hakkında 'konutunu terk etmemek' (ev hapsi) şeklinde adli kontrol kararı verilmiştir. Sanık, bu tedbir altındayken iradesi dışında bir nedenle (örneğin ani bir hastalık nedeniyle hastaneye kaldırılması) konutundan ayrılmak zorunda kalırsa, bu durum CMK m.112 uyarınca adli kontrolün ihlali sayılır mı? Bu durumda sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir mi?
Hayır, bu durum adli kontrolün ihlali sayılmaz ve bu nedenle sanık hakkında tutuklama kararı verilemez. CMK m.112/1, adli kontrol hükümlerini 'isteyerek yerine getirmeyen' şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceğini düzenlemiştir. 'İsteyerek' kelimesi, ihlalin 'kasten' yapılması gerektiğini ifade eder. Yani, sanığın tedbiri bilerek ve isteyerek ihlal etme iradesi olmalıdır. Somut olayda, sanığın ani bir hastalık nedeniyle hastaneye kaldırılması, kendi iradesi dışında, zorunlu bir nedenle konutundan ayrılması anlamına gelir. Bu durumda, tedbiri ihlal etme kastı bulunmamaktadır. Sanığın veya yakınlarının bu durumu derhal ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne veya savcılığa bir mazeretle (hastane raporu vb.) bildirmesi gerekir. Mazeretin geçerli kabul edilmesi durumunda, adli kontrolün ihlal edildiğinden bahsedilemez ve tutuklama kararı verilmesi hukuka aykırı olur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)