Sanık, mağdura ait cinsel içerikli görüntüleri yayma tehdidiyle cinsel ilişkiye girmiştir. Bu durumda sanık, hem çocuğun cinsel istismarı (veya cinsel saldırı) suçundan hem de şantaj suçundan (TCK m.107) ayrı ayrı mı cezalandırılmalıdır? Yargıtay'ın 'zor unsuru' ve 'tek fiil' yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41072

Hayır, sanık bu durumda sadece cinsel istismar (veya cinsel saldırı) suçundan cezalandırılmalıdır; ayrıca şantaj suçundan ceza verilmez. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/486 E., 2015/5437 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın görüntüleri yayma tehdidi, cinsel saldırı veya istismar suçunun 'zor' veya 'cebir-tehdit' unsurunu oluşturmaktadır. Yani şantaj, bu durumda daha ağır olan cinsel dokunulmazlığa karşı suçun işleniş biçimi, bir aracı haline gelmektedir. Eylem, hukuki anlamda 'tek bir fiil' olarak kabul edilir ve bu fiil daha ağır olan cinsel dokunulmazlığa karşı suçu oluşturur. Şantaj, bu ağır suçun içinde erimiş (tüketilmiş) sayılır. Bu duruma 'bileşik suç' (müterakki suç) veya 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisi denir. Daha ağır olan cinsel saldırı/istismar suçu, daha hafif olan şantaj suçunu tükettiği için, faile TCK'nın 42. maddesi (bileşik suç) veya 44. maddesi (fikri içtima) gereğince sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Mahkemenin ayrıca şantaj suçundan hüküm kurması veya beraat kararı vermesi yerine, 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' karar vermesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)