Nüfuz ticareti suçu (TCK m.255) ile yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçu (TCK m.277) arasındaki ilişkiyi, özellikle etki edilmek istenen kamu görevlisinin 'Türk hakimi' veya 'yabancı hakim' olması durumuna göre analiz ediniz. TCK m.255/7'nin bu ayrımdaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41071

TCK m.255/7, nüfuz ticareti suçunun kapsamını yabancı kamu görevlilerini, uluslararası mahkeme hakimlerini ve yabancı hakemleri de içerecek şekilde genişletir. Dolayısıyla, yabancı bir hakim üzerinde nüfuz ticareti yapılması TCK m.255 kapsamında cezalandırılır. Ancak, bir Türk hakimine veya yargı mensubuna etki etme iddiası, TCK m.277'de düzenlenen 'yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs' suçunu oluşturur. Bu ayrımın temel nedeni, TCK m.277'nin, Türk yargı sisteminin tarafsızlığını ve bağımsızlığını korumaya yönelik özel bir suç tipi (lex specialis) olmasıdır. Kanun koyucu, iç yargılamaya yönelik bu tür müdahaleleri, genel bir yolsuzluk suçu olan nüfuz ticaretinden daha özel bir koruma altına almıştır. Bu nedenle, failin eylemi Türk yargı mensubuna yönelik olduğunda, özel norm olan TCK m.277 uygulanır ve ayrıca TCK m.255'ten ceza verilmez. Ancak etki edilmek istenen kişi yabancı bir hakim ise, bu özel norm uygulanamayacağından, eylem genel yolsuzluk suçu olan TCK m.255 kapsamında değerlendirilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)