Bir şüpheli hakkında hem 'konutunu terk etmemek' (ev hapsi) hem de 'belirli yerlere başvurmak' (imza atma) şeklinde iki ayrı adli kontrol tedbiri aynı anda uygulanabilir mi? Bu durumun 'ölçülülük ilkesi' açısından değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41068

Evet, teorik olarak CMK m.109/3, hakime 'bir veya birden fazla yükümlülüğe' karar verme yetkisi tanıdığı için, aynı anda birden fazla adli kontrol tedbirinin uygulanması mümkündür. Ancak bu durumun 'ölçülülük ilkesi' açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekir. 'Konutunu terk etmemek' (ev hapsi), tutuklamaya en yakın ve kişi özgürlüğünü en yoğun şekilde kısıtlayan adli kontrol tedbiridir. Bu tedbirin temel amacı, şüphelinin kaçmasını ve başkalarıyla temas kurarak delilleri karartmasını mutlak surette engellemektir. Bu tedbir zaten uygulanıyorken, şüphelinin ayrıca karakola gidip imza atmasını gerektiren 'belirli yerlere başvurmak' tedbirinin de uygulanması, hem mantıksal bir çelişki yaratır (konutunu terk edemeyen kişi nasıl imza atmaya gidecek?) hem de ölçülülük ilkesine açıkça aykırı olur. Ev hapsi zaten en ağır tedbir olduğundan, daha hafif bir tedbir olan imza atma yükümlülüğünün ayrıca uygulanması gereksiz, orantısız ve şüpheliye aşırı bir külfet yükleyen bir uygulama olur. Mahkeme, bu tedbirlerden sadece birini, somut olayın gereklerine en uygun olanını seçmelidir. Eğer istisnai olarak her ikisinin de uygulanması isteniyorsa (örneğin imza için belirli saatlerde konuttan çıkış izni verilerek), bunun gerekçesinin kararda çok açık ve somut bir şekilde ortaya konulması gerekir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)