Sanık, mağdura ait cinsel içerikli görüntüleri rızasıyla kaydetmiş, ancak daha sonra ilişkileri bozulunca bu görüntüleri internette yayacağı tehdidiyle mağdurdan para talep etmiştir. Sanığın bu eylemi hangi suçları oluşturur? Bu suçlar arasında içtima kuralları nasıl uygulanmalıdır?
Sanığın eylemleri birden fazla suçu oluşturmaktadır: 1) Şantaj Suçu (TCK m.107/2): Sanık, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki görüntüleri açıklayacağı tehdidinde bulunarak, kendisine 'yarar sağlama' (para talep etme) maksadıyla hareket etmektedir. Bu eylem, TCK m.107/2'de tanımlanan şantaj suçunun tüm unsurlarını taşımaktadır. 2) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m.134): Her ne kadar görüntüler başlangıçta rızayla kaydedilmiş olsa da, bu rıza görüntülerin saklanmasını kapsar, ifşa edilmesini veya yayılmasını kapsamaz. Bu görüntülerin ifşa edilmesi tehdidi ve bu amaçla kullanılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun (TCK m.134/2 - görüntü veya seslerin ifşa edilmesi) manevi unsuruyla işlendiğini gösterir. Ayrıca, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK m.136) da gündeme gelebilir. İçtima Kuralları: Bu suçlar farklı hukuki değerleri (kişi hürriyeti, şeref, özel hayatın gizliliği) koruduğu için, aralarında 'gerçek içtima' kuralı uygulanır. Yani sanık, hem şantaj suçundan hem de özel hayatın gizliliğini ihlal veya verileri hukuka aykırı olarak verme/ele geçirme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Eylemlerden birinin diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olduğu kabul edilemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/17575 sayılı kararında da benzer bir durumda şantaj suçunun oluştuğu kabul edilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)