Nüfuz ticareti suçu (TCK m.255) ile ilgili olarak, 'işin gördürülmesi amacıyla girişimin müstakil bir suç oluşturması' halinde failin sorumluluğu ne olacaktır? TCK m.255/6'daki bu düzenlemeyi gerçek içtima kuralı çerçevesinde açıklayınız.
TCK m.255/6, 'İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturması halinde, kişiye bu suçtan dolayı ayrıca ceza verilir' hükmünü amirdir. Bu düzenleme, 'gerçek içtima' kuralının özel bir yansımasıdır. Nüfuz ticareti suçunda fail, haksız bir işin gördürülmesi için aracılık yapmayı vaat eder. Eğer bu 'girişim'in kendisi, başka bir suçu oluşturuyorsa, fail hem nüfuz ticareti suçundan hem de o diğer suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Örneğin, fail haksız bir ihaleyi kazandırmak için nüfuzunu kullanacağını vaat edip menfaat temin ederse, bu eylemiyle TCK m.255'teki nüfuz ticareti suçunu işlemiş olur. Eğer bu vaadini gerçekleştirmek için ihale komisyonundaki bir memura para teklif ederse, bu ikinci eylemiyle de 'rüşvet verme' (TCK m.252) veya ihaleye fesat karıştırma (TCK m.235) suçunu işlemiş olur. Bu durumda fail, TCK m.255/6 gereğince, hem nüfuz ticareti suçundan hem de rüşvet verme veya ihaleye fesat karıştırma suçundan ayrı ayrı cezalandırılacaktır. Kanun koyucu, bu tür yolsuzluk eylemlerinin birden fazla hukuki değeri ihlal ettiğini kabul ederek, her bir ihlal için ayrı ceza verilmesini öngörmüştür. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)