PVSK m.4/A uyarınca yapılan durdurma işleminin 'süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde' yapılamayacağı hükmü ne anlama gelmektedir? Bu hükmün ihlali durumunda yapılan durdurma ve sonrasındaki işlemlerin hukuki akıbeti ne olur?
Bu hüküm, durdurma yetkisinin Anayasal sınırlar içinde, keyfiyetten uzak ve belirli bir amaca yönelik olarak kullanılmasını güvence altına almayı hedefler. Anlamı şudur: - 'Süreklilik Arz Edemez': Polis, belirli bir yerde veya bölgede, somut bir makul sebep olmaksızın, genel ve sürekli bir durdurma ve kimlik kontrolü uygulaması yapamaz. Her durdurma işlemi, münferit ve o anki duruma özgü bir 'makul sebebe' dayanmalıdır. - 'Fiili Durum ve Keyfilik Oluşturamaz': Durdurma, kanunun çizdiği çerçeve dışına çıkarak, polisin kişileri keyfi olarak rahatsız ettiği, taciz ettiği veya belirli grupları (giyim, görünüş vb. nedenlerle) hedef aldığı bir uygulama haline gelemez. Yetkinin sistematik ve ayrımcı bir şekilde kullanılması yasaktır. Bu hükmün ihlali, yani ortada PVSK m.4/A'da sayılan makul bir sebep olmaksızın keyfi olarak yapılan bir durdurma işlemi hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı bir durdurma işlemine dayanılarak yapılan sonraki tüm işlemler de (kimlik sorma, kaba üst araması, delil elde etme vb.) hukuka aykırı hale gelir. 'Hukuka aykırı delil, delil olarak kullanılamaz' (Anayasa m.38/6) ve 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkeleri gereğince, bu şekilde elde edilen bulgular yargılamada delil olarak kullanılamaz ve bu delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/polisin-durdurma-ve-arama-yetkisi)