Rüşvet suçunda etkin pişmanlık (TCK m.254) hükümlerinden yararlanabilmek için aranan temel şartlar nelerdir? Soruşturma makamları suçu öğrendikten sonra yapılan bir itiraf ve menfaatin iadesi, etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilir mi?
Rüşvet suçunda etkin pişmanlık hükümlerinden (TCK m.254) yararlanarak ceza almaktan tamamen kurtulabilmek için aranan temel şartlar şunlardır: 1) Zamanlama: Rüşveti alan, veren veya suça iştirak eden kişinin, durumdan 'soruşturma makamları (savcılık, kolluk vb.) öğrenmeden önce' yetkili makamları haberdar etmesi zorunludur. Bu, en temel ve vazgeçilmez şarttır. 2) Aktif Davranış: Pişman olan kişinin, durumu kendiliğinden ve özgür iradesiyle yetkili makamlara bildirmesi gerekir. 3) Menfaatin Teslimi: Eğer rüşvet konusu bir menfaat (para, mal vb.) alınmışsa, rüşveti alan kamu görevlisinin bu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi gerekir. Bu şartlar kümülatiftir, yani hepsinin bir arada bulunması gerekir. Soruşturma makamları suçu (ihbar, başka bir soruşturma vb. yollarla) öğrendikten sonra yapılan bir itiraf ve menfaatin iadesi, TCK m.254 anlamında 'etkin pişmanlık' olarak kabul edilmez ve cezasızlık sonucunu doğurmaz. Bu durumda yapılan itiraf ve iade, ancak mahkeme tarafından TCK m.62 kapsamında 'takdiri indirim nedeni' olarak değerlendirilebilir, ancak bu zorunlu değildir. Etkin pişmanlığın amacı, suçun devlet tarafından ortaya çıkarılmasını kolaylaştırmaktır; suç zaten ortaya çıktıktan sonra bu amaç gerçekleşmiş olacağından etkin pişmanlık uygulanamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/rusvet-sucu-cezasi-nedir.html)