Mirasbırakan, saklı paylı mirasçılarını mirastan mahrum bırakmak amacıyla, en yakın arkadaşına tapuda 'satış' olarak gösterdiği bir taşınmazı aslında 'bağışlamıştır'. Saklı paylı mirasçılar, bu işleme karşı hangi hukuki yollara başvurabilir? Muris muvazaası iddiası ile tenkis talebi arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41058

Saklı paylı mirasçılar, bu işleme karşı iki temel hukuki yola başvurabilirler: 1) Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası: Mirasçıların öncelikli talebi bu olmalıdır. Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışladığı bir malı, tapuda satış gibi göstermesidir. Burada görünürdeki işlem (satış) tarafların gerçek iradesine uymadığı için, gizli işlem (bağış) ise şekil şartına uymadığı için geçersizdir. Mirasçılar, bu muvazaalı (danışıklı) işlemi ispat ederek tapu kaydının iptalini ve taşınmazın terekeye geri dönmesini talep edebilirler. Bu dava, herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir. 2) Tenkis Davası: Eğer mirasçılar muris muvazaasını ispatlayamazsa veya bu yola gitmek istemezlerse, yapılan bağışlamanın saklı paylarını ihlal ettiği gerekçesiyle tenkis davası açabilirler. Uygulamada, bu iki talep genellikle terditli (kademeli) olarak aynı davada ileri sürülür. Yani, davacılar öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu talepleri kabul görmezse, yapılan kazandırmanın saklı payları oranında tenkisine karar verilmesini isterler. Muris muvazaası davası kabul edilirse, taşınmaz terekeye döner ve mirasçılar yasal miras paylarını tam olarak alırlar, bu durumda tenkise gerek kalmaz. Muvazaa ispatlanamazsa, mahkeme tenkis talebini değerlendirir. (Kaynak: or.av.tr/sakli-pay-nedir/)