Sanığın, kendisinden ayrılmak isteyen mağdura 'Benden ayrılırsan seni öldürürüm' demesi eylemi, TCK m.106'daki tehdit suçunu mu, yoksa TCK m.107/1'deki şantaj suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki ayrımını hukuki gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41053

Bu eylem, TCK m.106/1'deki tehdit suçunu oluşturur, şantaj suçunu oluşturmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/28441 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m.107/1'deki şantaj suçunun oluşabilmesi için, failin 'yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi' yapacağından veya yapmayacağından söz ederek mağduru zorlaması gerekir. Bir kimseyi öldürmek, failin 'yapmaya hakkı olduğu bir eylem' değildir; aksine başlı başına hukuka aykırı ve suç teşkil eden bir fiildir. Fail, yasal bir hakkını veya yükümlülüğünü koz olarak kullanmamakta, doğrudan hukuka aykırı bir eylemle (öldürme) mağduru tehdit etmektedir. Mağduru kendisiyle görüşmeye (yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya) zorlasa bile, bu zorlamayı hukuka aykırı bir fiil tehdidiyle yaptığı için eylem, şantajın özel düzenlemesi kapsamına girmez ve genel tehdit suçu olarak kalır. Bu nedenle sanığın eylemi, şantaj değil, 'hayata yönelik tehdit' (TCK m.106/1) suçunu oluşturur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/santaj-sucu-cezasi-ve-tehdit-sucu-nedir.html)