Nüfuz ticareti suçu (TCK m.255) 'sırf hareket suçu' mudur? Bu nitelemenin, suçun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanması açısından doğurduğu sonuçlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41052

TCK m.255/2'de 'Taraflar arasında menfaat konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.' hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme, nüfuz ticareti suçunu bir 'sırf hareket suçu' veya daha doğru bir ifadeyle 'sırf anlaşma suçu' haline getirmektedir. Bu nitelemenin sonuçları şunlardır: 1) Suçun Tamamlanması: Suçun tamamlanması için, üzerinde anlaşılan haksız işin görülmesi veya vaat edilen menfaatin fiilen temin edilmesi gerekmez. Tarafların (menfaati sağlayan ve temin eden), haksız bir işin gördürülmesi amacıyla bir menfaat karşılığında anlaşmaları anında suç tamamlanmış olur. Bu, bir 'tehlike suçu' olduğunu ve kanun koyucunun bu tür yolsuzluk anlaşmalarının yapılmasının kendisini tehlikeli görerek cezalandırdığını gösterir. 2) Teşebbüs: Suç anlaşma ile tamamlandığı için, anlaşma yapıldıktan sonra eylemin teşebbüs aşamasında kalması kural olarak mümkün değildir. Ancak, TCK m.255/3, suça özgü bir teşebbüs hali düzenlemiştir. Buna göre, taraflardan birinin menfaat teklif veya talebinde bulunması, ancak diğer tarafın bunu kabul etmemesi nedeniyle 'anlaşmanın sağlanamaması' halinde, faile verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu durum, suçun hazırlık hareketleri olarak kabul edilebilecek teklif veya talep aşamasının, kanun tarafından özel bir 'teşebbüs' hali olarak cezalandırıldığını göstermektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)