Nüfuz ticareti suçunda (TCK m.255), nüfuz ticareti ilişkisinden 'dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi'nin veya 'tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi'nin hukuki sorumluluğu nedir? Bu kişilerin cezalandırılabilmesi için manevi unsur (kast) açısından hangi şartların gerçekleşmesi gerekir?
TCK m.255/5 uyarınca, nüfuz ticareti ilişkisinden dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, 'müşterek fail' olarak cezalandırılır. Bu, bu kişilerin de suçun asli faillerinden biri olarak kabul edildiği ve TCK m.255/1'deki temel cezayla (2 yıldan 5 yıla kadar hapis) cezalandırılacağı anlamına gelir. Bu kişilerin cezai sorumluluğunun doğabilmesi için, manevi unsur olan kastın özel bir görünümü aranır. Yani, bu üçüncü kişi veya tüzel kişi yetkilisinin, kendisine sağlanan menfaatin kaynağının 'bir nüfuz ticareti ilişkisi' olduğunu, yani haksız bir işin gördürülmesi amacıyla verilen bir menfaat olduğunu 'bilmesi ve bu şekilde kabul etmeyi istemesi' gerekir. Eğer üçüncü kişi, kendisine yapılan bağışın veya sağlanan menfaatin yolsuzluk içeren bir ilişkiden kaynaklandığını bilmiyorsa, yani sadece bir yardım veya hediye aldığını düşünüyorsa, suç kastı oluşmayacağından cezai sorumluluğu da doğmaz. Dolayısıyla, ceza sorumluluğu için menfaatin kaynağına ilişkin 'bilme ve isteme' unsurlarının varlığı zorunludur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hatir-dolandiriciligi-ve-nufuz-ticareti-suclari)