Soruşturma evresinde savcılık, bir şüpheli hakkında tutuklama talebinde bulunmuş, ancak sulh ceza hakimi tutuklama talebini reddederek, şüpheli hakkında 'yurt dışına çıkmamak' şeklinde adli kontrol kararı vermiştir. Bu durumda savcı, hakimin 'adli kontrol kararı vermesine' itiraz edebilir mi, yoksa sadece 'tutuklama talebinin reddine' mi itiraz edebilir? Bu durumun hukuki mantığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #41039

Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hem tutuklama talebinin reddine hem de yerine verilen adli kontrol kararının yetersizliğine yönelik bir bütün olarak itiraz edebilir. CMK m.111/2 ve genel itiraz hükümlerine göre savcının, lehine veya aleyhine verilen tüm kararlara itiraz hakkı vardır. Savcının asıl talebi tutuklamadır. Hakim, bu talebi reddederken, daha hafif bir tedbir olan adli kontrolü uygulamıştır. Savcı, itirazında, adli kontrol tedbirinin somut olayda yetersiz kalacağını, şüphelinin kaçma veya delil karartma tehlikesini önlemeyeceğini, bu nedenle asıl talebi olan tutuklama kararının verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hem tutuklama talebinin reddi kararının kaldırılmasını hem de adli kontrol kararının kaldırılarak yerine tutuklama kararı verilmesini talep edebilir. Hukuki mantık şudur: Savcı, şüpheli hakkında hiçbir tedbir uygulanmamasını değil, uygulanan tedbirin (adli kontrol) yetersiz olduğunu ve daha ağır bir tedbirin (tutuklama) uygulanması gerektiğini savunmaktadır. Dolayısıyla itiraz, hakimin kararının bütününe, yani tutuklama talebini reddedip yerine adli kontrol uygulama iradesine yöneliktir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/adli-kontrol-karari-itiraz/)